Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Açık
İstanbul
21°C
Açık
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 24°C

Gaucher Hastalığı Nedir?

Gaucher Hastalığı Nedir?

Gaucher Hastalığı Nedir?

Gaucher hastalığı nadir görülen genetik bir rahatsızlıktır. Enzim eksikliği nedeniyle oluşan bu hastalığın farklı tipleri vardır. Her tipin kendine ait belirtileri, komplikasyonları ve tedavi yöntemleri mevcuttur.

Gaucher Hastalığı Nedir?

Gaucher hastalığı, vücutta glikoserebrosidaz adı verilen enzimin eksikliğinden kaynaklanır. Glukoserebrosidaz enzimi, glukozilseramid ya da glukoserebrozid adlı yağları parçalamak ve bunları basit yağ veya şeker moleküllerine dönüştürmekle görevlidir. Basit yağa ve şekere dönüştürülen glukozilseramid ve glukoserebrozid vücutta enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlar.

Gaucher hastalığına sahip kişilerde glukoserebrosidaz enzimini üretmekten sorumlu GBA geninde mutasyon vardır. Bu mutasyon nedeniyle gen normal yapıda glukoserebrosidaz enzimi üretemez. Normal fonksiyon gösteremeyen glukoserebrosidaz enzimi de glukozilseramid ve glukoserebrozid moleküllerini parçalayamaz. Dolayısıyla Gaucher hastalarında parçalamayan bu yağ molekülleri beyin, kemik iliği, akciğerler, karaciğer, dalak gibi organlarda birikmeye başlar. Biriken moleküller organların fonksiyonlarının bozulmasına yol açar.

Parçalamayan yağ moleküller, makrofaj adlı beyaz kan hücrelerinde de toplanabilir.

Gaucher hastalığı, bir çeşit lizozomal depo hastalığıdır. Lizozim, hücre içerisinde çeşitli moleküllerin daha küçük parçalara ayrılmasından sorumlu yapılardır. Normal şartlarda glukoserebrosidaz enzimi de lizozim içerisinde yer alır ve yağ moleküllerinin parçalanma işlemi burada gerçekleşir. Enzim eksikliği durumunda parçalanamayan yağ molekülleri lizozim içerisinde birikir ve zamanla hücrenin düzgün bir şekilde çalışmasını engeller. Sonuç olarak hücrelerde ve hücrelerin yer aldığı organlarda ciddi sorunlar oluşur.

Gaucher Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Gaucher hastalığının 3 ana tipi vardır. Her tipte görülen belirti ve bulgular farklılık gösterebilir. Ancak genel olarak hastalıkta görülen başlıca belirtiler dalak ve karaciğerde büyüme, platelet (kan pulcuğu) ve hemoglobin değerlerinde düşme ve kemik ile ilgili rahatsızlıklar olarak sayılabilir. Elbette her Gaucher hastasında bu belirtiler görülecek diye bir kural yoktur.

Gaucher hastalığının en sık görülen belirtisi ise splenomegali olarak adlandırılan dalak büyümesidir. Dalak büyümesi hastalarda herhangi bir rahatsızlık oluşturmayabileceği gibi karında şişlik ve ağrıya da neden olabilir. Dalak, kan hücrelerini filtreleyen bir organdır. Dolayısıyla dalak büyümesi organ fonksiyonlarını sekteye uğratarak kanamaya yatkınlık, kolay morarma, yorgunluk gibi semptomların oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Gaucher hastalığının 3 tipi ve bu tiplerde görülen başlıca belirtiler ise şu şekildedir:

TİP 1
Gaucher hastalığının en sık görülen tipidir. Yaklaşık her 10 Gaucher hastasından 9’u tip 1 hastasıdır. Bu tipte belirtiler genel olarak daha hafiftir, beyin ve omurilik tutulumu daha nadirdir. Tip 1 belirtileri hastalar arasında değişiklik gösterebilir. Hastalığın tanısı çocuklukta konulabileceği gibi yetişkinlik dönemine kadar teşhis edilemeyebilir. Tip 1 Gaucher hastalığı belirtileri şöyledir:

  • Anemiye bağlı yorgunluk, bitkinlik
  • Trombositopeniye, platelet sayısında düşüklüğe, bağlı kanamaya yatkınlık; örneğin sık burun kanaması
  • Kemik erimesi, kemiklerde incelme, özellikle kalça ve omuz eklemlerinde problemler
  • Karaciğer hasarı, karaciğerde büyüme
  • Gözde sarı leke oluşumu

Tip 1 Gaucher hastalığı ergenliğe girmede gecikme, akciğer rahatsızlıkları gibi sağlık

sağlık sorunlarına da neden olabilir.

TİP 2
Gaucher hastalığının en nadir görülmekle birlikte en ağır seyreden tipi, 2. tipidir. Tip 2’de görülen belirtiler tip 1 ile aynı olmakla beraber bu tipte sinir sistemi tutulumu da vardır. Akut infantil nöropati olarak da bilinen bu tip, Gaucher vakalarının yaklaşık %5’ini oluşturmaktadır.

Tip 2 Gaucher hastalığı, hayati fonksiyonları düzenleyen beyin kökünü etkileyebilir. Beyinde hızlı ve şiddetli şekilde ilerleyen hasarlanmalara yol açabilir. Tip 2 belirtileri hastalar henüz bebeklik çağındayken, 3-6 aylıkken, ortaya çıkabilir.

Tip 2’de tip 1’deki belirtilere ek olarak görülebilen semptomlar şu şekildedir:

  • Büyüme ve gelişmede gecikme
  • Uykuda solunumun geçici olarak durması durumu, uyku apnesi
  • Nöbet geçirme
  • Katılık
  • Emme ve yutmada güçlük

Gaucher hastalığın en şiddetli formu olan tip 2’de ortalama yaşam beklentisi 2 yılın

altındadır.

TİP 3
Tip 3 Gaucher hastalığı tip 1’den az, tip 2’den ise sık görülür. Bu tipte belirti ve bulgular çocuklukta veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkmaya başlar ve zamanla ilerler. Bu ilerleme tip 2’dekine göre daha yavaştır. Bu nedenle tip 3’e kronik nöropatik Gaucher hastalığı adı da verilir. Bu tipte de beyin etkilenebilir ancak bu etkilenmenin şiddetli tip 2’deki kadar yoğun değildir.

Tip 3’te tip 1 Gaucher hastalığına ek olarak görülebilecek belirtiler şöyledir:

  • Bilişsel gelişimde gecikme
  • Nöbet geçirme
  • Demans
  • Konvülsiyon (kasılma)
  • Anormal göz hareketleri
  • Kas kasılmaları, seyirmeleri
  • Zayıf koordinasyon

PERİNATAL LETAL GAUCHER HASTALIĞI
Perinatal letal tip, Gaucher hastalığının en ağır formudur. Bu tipte, bebekte hastalığa bağlı komplikasyonlar daha anne karnındayken veya yenidoğan döneminde ortaya çıkar. Bebekte aşırı sıvı toplanması (ödem), ciddi nörolojik problemler, kuru ve kabuksu deri gibi çeşitli cilt problemleri görülür. Bu tipte bebek genellikle anne karnında veya doğumdan birkaç gün sonra hayatını kaybeder.

Gaucher Hastalığının Tanısı Nasıl Konulur?

Gaucher hastalığı teşhisi için öncelikle hastadaki belirtiler incelenir. Hastanın ayrıntılı bir tıbbi hikayesi alınır ve ailede hastaya benzer sağlık sorunları yaşayanların olup olmadığı araştırılır. Hastaya hem fizik muayene yapılarak hem de görüntüleme yöntemlerinden yararlanılarak dalak ve karaciğer büyümesi, kemik erimesi gibi bulgular tespit edilebilir.

Gaucher hastalığı tanısı için kandaki glukoserebrozidaz enziminin düzeyine bakılabilir. Enzim düzeyinin düşük olması Gaucher lehine bir bulgudur. Gaucher hastalığı tanısı genetik test ile de konulabilir. Genetik test ile hastada GBA geninde mutasyon olup olmadığına bakılır. Ancak bu testte toplumda en sık görülen birkaç mutasyon için inceleme yapılır. Dolayısıyla farklı bir mutasyona sahip olan hastalarda genetik test sonucu normal çıkabilir. Bu nedenle Gaucher tanısının kesinleştirilmesi için genetik test ile birlikte kan enzim düzeyi de değerlendirilmelidir.

Gaucher taşıyıcı olduğu bilinen ebeveynler, prenatal yani doğum öncesi tanı yöntemleri olan amniyosentez veya koryonik villüs örneklemesi yardımıyla bebeklerinde Gaucher hastalığı olup olmadığını gebelik döneminde öğrenebilir.

Gaucher Hastalığı Tedavisi Nasıldır?

Gaucher hastalığını tamamen ortadan kaldıracak, iyileştirecek bir tedavi yoktur. Tedavinin asıl amacı; hastalığa bağlı oluşan belirti ve bulguların kontrol altına almak, hastalığa bağlı oluşabilecek komplikasyonların önüne geçmektir.

Tip 1 Gaucher hastalarında tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir ancak bu hastaların düzenli olarak kontrole çağrılması gerekir. Tip 2 ve tip 3 hastaları için yaşam kalitesini artırmaya yönelik bazı terapiler uygulanabilir. Tip 2 Gaucher hastaları için enzim replasman terapisi ile hastalığın ilerleyişi bir miktar yavaşlatılabilir. Ancak bu terapi, hastalıkta görülme ihtimali yüksek olan beyin hasarı için efektif değildir. Enzim replasman terapisi (Enzyme Replacement Therapy, ERT), Gaucher hastalığının her üç tipinde de uygulanabilir. Ancak bu terapi, tip 2 ve 3’te görülen sinir sistemi tutulumunu tedavi etmez.

Substrat Redüksiyon Terapisi (Substrate Reduction Therapy, SRT), Gaucher hastalığında lizozim içerisinde biriken molekülleri azaltmayı hedefleyen bir yöntemdir. Miglustat ve Zavesca, SRT yönteminde kullanılan ilaçlardır. SRT yöntemi, Gaucher tip 1 hastaları için uygundur.

Gaucher hastalığına bağlı kemik iliği problemi yaşayan hastalarda kemik iliği yani kök hücre nakli de tedavide kullanılabilecek bir yöntemdir.

Gaucher hastalığı nadir bir rahatsızlık olarak bilinse de özellikle akraba evliliğinin yaygın olduğu bölgelerde hastalığa sık rastlanır. Gaucher taşıyıcısı olduğunu bilen anne ya da baba adayları, gebelik kararını vermeden ya da gebeliğin erken dönemlerinde genetik testler ile erken tanıdan faydalanabilir. Bebeklik döneminde gelişimde gecikme, karında ağrı veya şişlik gibi belirti gösteren çocukların Gaucher veya diğer hastalıklar açısından mutlaka bir doktora götürülmelidir. Gaucher hastalığının erken teşhis edilmesi, komplikasyonların önüne geçmek açısından oldukça önemlidir.

Sağlıklı günler dileriz.

Gaucher Hastalığı Nedir 2

Gaucher Hastalığı Nedir? hakkında çeşitli detayları paylaştığımız içeriğimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu ve bunun gibi içeriklerin devamı için bizleri takipte kalın.

Sağlık | İnterGez

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.