Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Az Bulutlu
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Pts 21°C
Sal 24°C
Çar 22°C
Per 20°C

Cemaatle Namaz Bölümü – Muvatta

Cemaatle Namaz Bölümü – Muvatta

Cemaatle Namaz Bölümü – Muvatta ( İmam Malik )

  1. Cemaatle Kılınan Namazın Yalnız Kılınan Namazdan Üstünlüğü
  2. Abdullah b. Ömer (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.), «Cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınandan yirmi yedi derece Üstün­dür.» buyurdu.[1]
  3. Ebû Hüreyre (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Cemaatle kılınan namaz, yalnız kıldığınız namazdan yir­mi beş derece üstündür.[2]
  4. Ebû Hüreyre (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah’a yemin ederim. İçimden öyle geçiyor ki odun toplatıp, namaz için ezan

okunmasını ve birinin cemaate imam olmasını emrede­yim, sonra, cemaate gelmeyenlerin evlerini başlarına yakayım. Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah’a yemin ederim ki, yatsı namazına gitmeniz, yağlı bir et yemeye git­menizden daha önemlidir.»[3]

  1. Zeyd b. Sabit (r.a.) der ki: «Farz namazlar hariç, en efdal na­mazınız evinizde kıldığınız namazdır.[4]
  2. Yatsı Ve Sabah Namazları
  3. Said b. el-Müseyyeb’den: Resûlullah (s.a.v.); «Bizimle mü­nafıklar arasındaki fark yatsı ile sabah namazında bulunmamız-dır. Onlar bu iki vakte gelemezler,» buyurdu ya da buna benzer bir şey söyledi.[5]
  4. Ebû Hüreyre’den: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Bir adam yolda giderken dikenli bir dal görüp atta. Allah onun bu ame­linden hoşnut oldu ve onun günahlarını affetti.» «Ölenlerden beş kimse şehittir: Veba hastalığından, karın ağrısından ölenler, su­da boğulanlar, yıkık altında kalanlar ve Allah’ın dini (islam) uğ­runda şehit olanlar.» «Eğer insanlar ezanın ve birinci safîm önem ve sevabını bilseler ezan okumak ve birinci safta bulunmak için

Cemaatle kı­lınan yatsı ve sabah namazının önemini bilseler sürünerek de olsa gelirler.»[6]

  1. Süleyman b. Ebî Hasme’nin oğlu Ebû Bekir anlatıyor: Ömer b. el-Hattab (r.a.), Süleyman b. Ebî Hasme’yi sabah namazında göremedi. Süleyman’ın evi çarşı ile Mescidi Nebevinin arasınday­dı. Hz. Ömer çarşıya giderken Süleyman’ın annesi eş-Şifa Hatun’a rastlar. Ona:

«— Süleyman’ı sabah namazında göremedim,» deyince kadın:

«— Gece namaz kıldı, onun için uyuyakaldı, sabah namazına gidemedi,» dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer:

«Bütün gece namaz kılmamdan, sabah namazına cemaate gitmem daha hayırlıdır,» dedi.

Abdurrahman b. Ebî Amre eî-Ensari anlatıyor: Osman b. Affan (r.a.) yatsı namazına geldi. Cemaati az görünce mescidin gerisinde uzandı, cemaatin çoğalmasını bekledi. O sırada îbn Ebî Amre geldi, Hz. Osman’ın yanına oturdu. Osman (r.a.) kim oldu-

ğunu sordu. O da kendisini tanıttı. «Kur’an’dan ne kadar biliyor­sun?» dedi. Buna da cevap verdikten sonra Hz. Osman ona: «Yatsı namazına cemaate gelen kimse, gecenin yansım namazla geçir­miş olur. Sabah namazına cemaate gelen de, gecenin tamamını namazla geçirmiş olur,» dedi.[7]

  1. Kılınan Farz Namazı İmamla Tekrar Kılmak
  2. Mihcen (r.a.) anlatıyor: Resûlullah’ın meclisindeydim. Na­maza kaamet edildi. Resulü Ekrem kalktı, namazı kıldıktan sonra yanıma geldi. Ben onunla namaza kalkmamıştım. Bana:

«— Cemaatle niçin namaz kılmadın, müslüman değil misin?» deyince:

«— Evet ya Resûlallah müsliimanım. Fakat ben evde namazı kılmıştım» dedim. Bunun üzerine Resûlullah, «Namazı kılmış da olsan, cemaate gelince tekrar kıl»[8] buyurdu.[9]

  1. Nâfi’den: Bir adam Abdullah b. Ömer (r.a.)’e:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra cemaatle namaza yetişi-* …yorum. Cemaatle tekrar kılayım mı?» dedi. Abdullah b. Ömer:

«— Evet.» deyince adam:

«— Hangisini vakit namazı, hangisini nafile namazı saya­yım?» deyince îbni Ömer:

«— O sana mı ait ki? O ancak Allah’a aittir. Hangisini dilerse onu sayar.» dedi.

  1. Yahya b. Said anlatıyor: Bir adam Said b. el-Müseyyebıe:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra mescide gidiyorum, ima­mı namazda buluyorum. Onunla tekrar kılayım mı?» diye sordu. Said:

«Evet.» deyince adam «Hangisi benim vakit namazım olur?» dedi. Said:

«—Onları sen mi tayin edeceksin? Bu ancak Allah’a aittir.» de-di.

  1. îmam Mâlik, Afîf es-Sehmî’den rivayet eder: Esed oğulla­rından bir adam Ebû Eyyub el-Ensari (r.a.)’ye:

«— Evimde namazı kıldıktan sonra mescide gidiyorum, ima­mı namazda buluyorum. Onunla da kılayım mı?» diye sordu. Ebû Eyyub da:

«Evet. Onunla da kıl. Kim böyle yaparsa cemaat namazı seva­bına nail olur.» dedi.

  1. Nâfî’den: Abdullah b. Ömer (r.a.): «Akşam namazını yahut sabah namazını kıldıktan sonra imama yetişen kimse onları tek­rar kılmasın,» dedi.

îmam Mâlik der ki: Evinde namaz kılan kimse tekrar imamla da kılabilir. Fakat akşamı kılamaz. Zira akşam namazını tekrar kılınca, farzı iki defa kılmış olur.

  1. Cemaatle Namaz
  2. Ebû Hüreyre (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Sizden biri cemaate namaz kıldırdığı vakit namazı uzat­masın. Çünkü cemaatte zayıf, hasta ve yaşlılar olabilir. Kendi kendine kılanınız, dilediği kadar uzatsın.»[10]
  3. Nâfı anlatıyor: Bir namazda Abdullah b. Ömer’in arkası­na durdum. Yanında benden başka kimse yoktu. Eliyle işaret ede­rek beni yanına çekti.[11]
  4. Yahya b. Said rivayet eder: Bir adam Akik’de[12] cemaate imamlık yakıyordu. Ömer b. Abdulaziz haber salarak onu imam­lıktan men etti.

îmam Mâlik der ki: Adamın babası belli olmadığı için onu imamlıktan men etti.

  1. İmamın Oturarak Namaz Kıldırması
  2. Enes b. Malik (r.a.) rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.) atla. giderken düştü, sağ yanı incindi. (Namaz vakti gelince) namazı oturarak kıldırdı, biz de arkasında oturarak kıldık. Namazı biti­rince «İmam kendisine uyulması için imam kılındı. Onun için imam ayakta kılarsa siz de ayakta kılın. Rükû edince rükû edin. Başını kaldırınca siz de kaldırın *Semiailahu li-men hamideh’ deyince, siz ‘rabbena ve lekel hamd’ deyin. Oturarak kıldığı vakit hepiniz oturarak kılın.» buyurdu.[13]
  3. Resulü Ekrem’in zevcesi Âişe (r.a.) rivayet ederek der ki: Resûlullah (s.a.v.) rahatsızdı, namazı oturarak kıldı. Arkasındaki cemaat ayakta kıldı. Bunun üzerine Resûlullah onlara oturun

diye işaret etti. Namazı bitirince: «İmam kendisine uyulması için imam kılındı. İmam rükûya varınca rükû yapın. Başını kaldırınca siz de kaldırın. Oturarak namaz kıldığı vakit siz de oturarak kılın.» buyurdu.[14]

  1. Urve anlatıyor: Resûlullah hastalandığında mescide geldi» Ebû Bekir (r.a.) ayakta cemaate namaz kıldırıyordu. Resulü Ek­rem’in geldiğini farkeden Ebû Bekir geri çekilmek istedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), olduğun yerde kal, diye işaret ederek Ebû Bekir’in yanına oturdu. Ebû Bekir oturarak kılan Resûlul-lah’a uyarak, cemaat de Ebû Bekir’e uyarak namaz kılıyorlardı.[15]
  2. Ayakta Kılınan Namazın Oturarak Kılınan Namazdan Üstün Oluşu
  3. Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.): «Oturarak kıldığınız namaz (ecir ve sevapta) ayakta kıldı­ğınız namazın yarısı gibidir.» buyurdu.[16]
  4. Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)’den: Medine’ye gelince sal­gın veba hastalığa yakalandık. Resûlullah cemaatin yanına gitti, oturarak nafile namaz kıldıklarım görünce: «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namazın yarısı gibidir.» buyurdu.[17]
  5. Nafile Namazı Oturarak Kılma
  6. Resûlullah (s.a.v.)’in zevcesi Hafsa’dan: Resûlullah “ir vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazını oturarak kıldığı­nı görmedim. Son zamanlarında Nafile namazını oturarak kılı­yor, sûreyi ağır ağır okuyordu. Ağır okumasından uzun sûreler daha da uzuyordu.[18]
  7. Aişe (r.a.)’den: Resûlullah’ı yaşlanıncaya kadar gece na­mazım oturarak kılarken hiç görmedim. Yaşlanınca kıraati otu­rarak okuyor, rükû etmek isteyince kalkıyor, otuz-kırk âyet kadar okuduktan sonra rükû ediyordu.[19]
  8. Âişe (r.a.)’den: Resûlullah (s.a.v.) oturarak namaz kılıyor, oturarak okuyor, kıraatinden otuz-kırk âyet kadar kalınca, kalkıp ayakta okuyor, sonra rükûya varıyor ve secde yapıyordu. Daha st ıra ikinci rekâtı da öyle kılıyordu.[20]
  9. îmam Mâlik’e şu hadis rivayet olundu: Urve b. Zübeyr ve Said b. el Müseyyeb nafile namazı oturarak ve dizlerini dikerek kı­lıyorlardı.
  10. Salat-Ivustâ (Orta Namaz):
  11. Müzminlerin annesi Aişe’nin azatlısı Ebû Yunus rivayet eder: Âişe (r.a.) kendisine mushaf (Kur’ân) yazmamı emrettikten sonra: «Hafizuu alessalevati vessalâtil vustaa ve kûmu lillâhi ka-anitin» âyetine gelince bana haber ver, dedi. Bu âyete geldiğimi kendisine bildirince bana şöyle yazdırdı: «Hafîzuu alessalevati vessaletil vustaa — ve salâtil asri (ikindi namazıdır) —ve kûmu lillâhi kaanitiyn» Âişe: Resûktllah’tan böyle işittim, dedi.[21]
  12. Anır b. Râfi anlatıyor: Mü’minlerin annesi Hafsa Mushaf-ı şerifi yazarken: «Hafizuu alessalevaati vessalâtil vustaa ve kumu lillâhi kaanitiyn» âyetine gelince bana haber ver dedi. Bu âyete ulaştığımı kendisine bildirince, bana şöyle yazdırdı: «Hafizuu alessalevaati vessalâtil vustaa —ve salâtil asri —ve kûmu lillâhi kaanitiyn.»[22]
  13. Zeyd b. Sabit (r.a.) der ki: «Salâtul vustaa», öğle namazı­dır.[23]
  14. îmam Mâlik’e şu hadis rivayet edildi: Ali b. Ebî Talib ve Ab­dullah b. Abbas (r.a.): «Salâtul vustaa», Sabah namazıdır, derler­di.

îmam Malik der ki: Bu hususta duyduklarımın en uygunu, Hz. Ali ve Abdullah b. Abbas’ın dedikleridir.

  1. Tek Bir Elbiseyle Namaz Kılmanın Caiz Oluşt
  2. Ömer b. Ebî Seleme (r.a.) rivayet eder: Resûlullah’ı Ümmt Seleme’nin evinde, tek bir elbiseye bürünmüş, iki ucunu omuzla-rina atmış olarak namaz kılarken gördüm.[24]
  3. Ebû Hüreyre’den: Biri Resûlullah’a (s.a.v.) tek bir parça dan oluşan elbiseyle namaz kılınıp kılınmayacağım sordu. Resû-lullah (s.a.v.) da:

«— Hepinizin iki elbisesi var mı ki!» diye cevap verdi.[25]

  1. Said b. Müseyyeb anlatıyor: Ebû Hüreyre’ye bir kimsenin bir parçadan oluşan elbiseyle namaz kılıp kılamayacağı soruldu. O da cevaben:

«— Kılabilir!» dedi. Bunun üzerine kendisine: «— Sen kılıyor musun?» diye soruldu.

«— Evet, elbiselerim askıda dururken tek bir parçadan oluşan elbiseyle namaz kılarım.» diye cevap verdi.

  1. imam Mâlik naklediyor: Duyduğuma göre Cabir b. Abdul­lah tek bir parçadan oluşan elbise ile namaz kılardı.
  2. Kebia b. Kbî Abdurrahman anlatıyor: Hazm’in torunu Mu-f mmed b. Amr tek parçadan oluşan elbiseyle namaz kılardı.
  3. Cabir b. Abdullah naklediyor: Resûlullah (s.a.v.) şöyle bu­yurdu: «İki parçadan oluşan elbisesi olmayan, tek bir elbi­seye sarılarak namaz kılsın. Eğer elbise kısa ise, bunu bel­den altına giysin.»[26]

îmanı Mâlik’den: Bence tek bir gömlekle namaz kılanın yap­ması gereken en iyi şey, omuzlarını bir kumaş parçasıyla örtmesi veya başına sarık sarmasıdır.

Bu ve benzeri hadislerdeki elbise, kumaş parçasından ibaretti. Tıpkı hacı­ların ihram giyindiği gibi bir parça kumaşı belden aşağı sarar, buna izar (etek) denir, bir parçasıyla da omuzdan yani bedenin üstkısmmı örterlerdi. Buna da «rida» denirdi. Bir elbiseyle namaz kılmak demek, büyük ve geniş vücudun tamamını saracak kumaş parçasıyla vücudun örtünmesi gereken yerlerini kapatarak namaz kılmaktır.

Bir de dikişli elbise olurdu. Bu da kamis (entari), bürde veya rida veyahut da aba (hırka ve kaftan) isimlerini alırdı.

  1. Namazda Kadının Başını Örtmesi Ve Entari Giymesi
  2. îmam Mâlik’e: Resûlullah’ın (s.a.v.) hanımı Hz. Âişe’nin namaz kılarken entari giydiği, baş örtüsü ile de başını kapadığı ri­vayet edildi.
  3. Kunfüz’ün torunu Muhammed b. Zeyd, annesinden nakle­diyor: Resûlullah’ın (s.a.v.) hanımı Ümmü Seleme’ye, «Namaz kı­larken kadınların hangi elbiseleri giyeceklerini» sordum.

«— Başlarına başörtüsü takarlar, bir de ayaklarının üzerine kadar uzanan entari giyerler,» cevabını verdi.[27]

  1. Ubeydullah b. Esved el-Havlâni’den: Resûluîlah’ın (s.a.v.) hanımı Meymune’nin odasında idim. Namaz kılarken ayaklarına kadar uzanan bir entari giyer, başım kapatırdı, Aynca etekgiymezdi.
  2. Hişam b. Urve babasından naklediyor: Kadının biri bana:

«— Etek giymem zor oluyor. Entari ve başörtüsüyle namaz kı­labilir miyim?» diye sordu, ben de:

«— Evet, elbise uzunsa kılabilirsin!» dedim.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Cemaatle Namaz Bölümü – Muvatta

Muvatta – İmam Malik | İnterGez

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.