Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Az Bulutlu
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Paz 16°C
Pts 13°C
Sal 15°C
Çar 14°C

52 – Tur Suresi | İbn Kesir Meali

Mekke’de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa’ya Tevrat’ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır.

52 – Tur Suresi | İbn Kesir Meali

Tur Suresi

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

[052.001]        Andolsun; Tur’a.

[052.002]        Satır satır dizilmiş kitaba;

[052.003]        Yayılmış ince deri üzerine.

[052.004]        Ma’mur eve.

[052.005]        Yükseltilmiş tavana.

[052.006]        Dolan denize.

[052.007]        Muhakkak Rabbının azabı vuku bulacaktır.

[052.008]        Onu engelleyecek yoktur.

[052.009]        O gün; gök, sarsıldıkça sarsılır,

[052.010]        Dağlar, yürüdükçe yürür.

[052.011]        İşte o gün; yalanlayanların vay haline.

[052.012]        Onlar ki; daldıkları batıl içinde oyalanıp durmaktadırlar.

[052.013]        O gün; cehennem ateşine itildikçe itilirler.

[052.014]        Yalanlayıp durduğunuz ateş, işte budur.

[052.015]        Bu bir büyü müdür, yoksa siz görmüyor musunuz?

[052.016]        Girin oraya. Sabretseniz de, sabretmeseniz de artık birdir. Çünkü siz; ancak yapmakta olduklarınızla cezalandırılıyorsunuz.

[052.017]        Muhakkak ki muttakiler; cennetler ve nimetlerdedirler.

[052.018]        Rabblarının kendilerine verdikleriyle mutlu olarak. Rabbları onları cehennem azabından da korumuştur.

[052.019]        İşlediklerinize karşılık afiyetle yeyin, için.

[052.020]        Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ve onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirdik.

[052.021]        İman edip de soyları da imanda kendilerine tabi olanlar; onlara, soylarını da kattık. Onların işlediklerinden hiç bir şey eksiltmedik. Herkes kazandığı ile bağlıdır.

[052.022]        Onlara, diledikleri meyve ve etten bol bol vermişizdir.

[052.023]        Orada öyle bir kadehi devrederler ki; onda, bir saçmalama ve günaha sokma yoktur.

[052.024]        Sedefleri içinde gizlenmiş inci gibi civanlar da kendileri için etraflarında döner.

[052.025]        Birbirlerine dönüp sorarlar:

[052.026]        Derler ki: Gerçekten biz, bundan önce ailelerimiz arasında korku içindeydik.

[052.027]        Allah; bize, lutfetti de bizi gözeneklere işleyen o Semum azabından korudu.

[052.028]        Gerçekten biz, bundan önce de O’na dua ediyorduk. Muhakkak ki O’dur O Berr, Rahim.

[052.029]        Sen; öğüt ver. Rabbının nimeti sayesinde sen; ne bir kahinsin, ne de bir deli.

[052.030]        Yoksa derler mi ki: Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz.

[052.031]        De ki: Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözleyenlerdenim.

[052.032]        Bunu kendilerine akılları mı buyuruyor, yoksa onlar, azgın bir kavim midirler?

[052.033]        Yoksa; onu kendisi uydurdu mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

[052.034]        Şayet sadıklardan iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.

[052.035]        Onlar; hiç bir şey olmaksızın mı yaratıldılar, yoksa kendileri midir yaratanları?

[052.036]        Yoksa, gökleri ve yeri mi yarattılar? Hayır onlar, iyi bilmiyorlar.

[052.037]        Yoksa, Rabbının hazineleri onların yanında mıdır? Veya işe hakim olanlar onlar mıdır?

[052.038]        Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.

[052.039]        Yoksa, kızlar O’nundur da, oğullar sizin öyle mi?

[052.040]        Yoksa, sen, kendilerinden bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

[052.041]        Yahut, gaybı bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar?

[052.042]        Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ama asıl tuzağa düşecek olanlar küfredenlerdir.

[052.043]        Yoksa, onların Allah’tan başka bir tanrısı mı var? Allah; onların koşmakta oldukları ortaklardan münezzehtir.

[052.044]        Gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler: Birbiri üstüne yığılmış buluttur, derler.

[052.045]        Artık çarpılacakları günlerine erişinceye kadar bırak onları.

[052.046]        O gün; tuzakları kendilerine bir fayda vermez, yardım da görmezler.

[052.047]        Muhakkak ki o zulmedenlere; bundan başka da azab vardır. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

[052.048]        Rabbının hükmüne sabret. Şüphesiz sen, Bizim gözetimimiz altındasın. Kalkacağın zaman da Rabbını hamd ile tesbih et.

[052.049]        Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da tesbih et.

Kuran

Tur Suresi

İbn Kesir Meali | İnterGez

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.